Bütün Dünya Kırım Tatarları Kongresi Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin başkenti Akmescit’te yapıldı. 18 Mayıs 1944’de vatanlarından topyekun sürülen Kırımlılar, sürgünün 65. yılında Akmescit’te muhteşem bir mitingle tüm dünyaya birlik ve beraberlik mesajları verdi.
Ahmet TÜZÜN/Akmescit
Tarihin çilekeş çocukları Kırım Tatarları, öz vatanlarında yeniden söz sahibi olmanın mücadelesini veriyor. Sovyet yönetimi, 18 Mayıs 1944’de Kırım halkını topyekun olarak Asya’nın dört bir yanına ve tâ Sibirya’ya kadar sürmüştü. Demirperde’nin yıkılmasından sonra, Kırım Türkleri’nin vatanlarına ilk dönenleri gördüler ki, evlerinde başkaları oturuyor… Bahçelerine bile sokulmadılar; sokağın bir köşesine kurdukları naylon çadırlarda yaşamaya başladılar. 1 yıl, 5 yıl, 10 yıl, 15 yıl hep mücadeleyle geçti.. Şimdi Kırım’da Tatarların sayısı 300 bine yaklaştı. 2.5 milyonluk Kırım’da yüzde 13’lük bir oran. En kalabalık nüfus Ruslar’a ait, sonra Ukraynalılar geliyor.
Kırımlılar’ın yapacak işleri, alınacak mesafeleri çok. Her türlü zorluğa rağmen, “Bugünümüze hamdolsun” diyorlar. Başlarında, dünyanın en büyük liderlerinden Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu gibi bir “direnç âbidesi” var.
Bir haftalık Kırım seyahatimizde gördük ki, Kırım Tatarlarının meseleleri çok. Dil problemleri var, konut problemleri var, maddi-manevi problemleri var. İki Tatar’ın aralarında konuşurken genellikle Rusça’yı tercih ettiklerini görmek üzücü bir durum. Dil, insanın da toplumun da her şeyi. Dil olmadan hiçbir şey olmuyor. Ayrıca, yeni yetişen “balalar” gerekli manevi terbiyeyi yeterince alamıyor. Sonra, maddi açıdan da Ruslar’a ve Ukraynalılar’a göre zayıf durumdalar. Bunu, güçlerini birleştirerek, birlikte hareket ederek aşabilirler. Kırımlılar bekliyor ki, dışarıdan Türkiye’den ve diğer ülkelerden insanlar gelsin Kırım’a yerleşsin. Nüfusun çoğalması elbette önemli ama, ondan da önemlisi, halen sayıları 300 bine yaklaşan Kırım Türkleri’nin “birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır” ilkesince; mevcut potansiyellerini en iyi şekilde değerlendirerek, Kırım’daki konumlarını kuvvetlendirmeleri.
Kırımlıların meselelerini halletmeleri için en büyük şansları, Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu gibi bir lidere sahip olmaları. Onun kıymetini ne kadar bilseler az. Zira, lidersiz toplumların ne büyük sıkıntılara düştükleri bir gerçek.
Tam böyle bir ortamda, bütün dünyadaki Kırım Türklerini bir araya toplayacak dev bir organizasyon gerçekleştirildi. Bu adım, önemli kazanımları da beraberinde getirecek nitelikteydi.
1. Dünya Kırım Tatar Kongresi,Ukrayna’ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin başkenti Akmescit’te (Simferepol) yapıldı. Amerika’dan Romanya’ya, Türkiye’den Özbekistan’a kadar dünyanın çeşitli ülkelerinden yaklaşık 500 delegenin iştirak ettiği kongre büyük bir olgunluk içinde geçti. Kongreye Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Türkiye’den Türk Dünyasından Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik, TBMM Başkan Vekili Meral Akşener, milletvekilleri, delegeler ve çok sayıda misafir iştirak etti. 4 gün süren çok yararlı geçen kongre boyunca bütün dünyadaki Kırım Türkleri arasında birlik beraberlik mesajları verildi.
Kongreden önce 18 Mayıs 1944 sürgününün yıldönümünü anma mitingi yapıldı. 20 bini aşkın kişinin katıldığı mitingde bir konuşma yapan Kırım Tatar Milli Meclis Başkanı Kırımoğlu, başkalarından merhamet dileyerek milli meselelerin çözülemeyeceğini söyledi.
Kırım Tatar halkının sürgününün 65. yıldönümü dolayısıyla konuşma yapan Kırımoğlu; Kırım Tatar halkının haklarının iade edilmesi, Kırım`ın şehirler ve kasabalarına tarihi adlarının iade edilmesi, Kırım Tatar dilinde eğitim sisteminin yenilenmesi gibi konulara da temas etti. Kırımoğlu, bildiri ve beyanların kabul edilmesinin bütün sorunları çözmediğini belirtirken halkın kendi sorunları kendi çözmesi gerektiğini bildirdi. Kırımoğlu, halkı kendi sorunlarını çözerken aktif ve birlik olmaya çağırdı.
Kırımoğlu konuşmasında özetle şunları söyledi: “Kendi vatanında milli azınlık olan Kırım Tatar halkının gerçek siyasi güç olması ve kendi haklarını verimli koruması için son derece birlik ve Kırım`da yaşayan diğer etnik gruplarına göre siyasi açıdan daha aktif olması lazım. 18 yıl önce, halkın en üst temsili organı olan Kırım Tatar Milli Meclisini seçtik, Ancak biz kurduğumuz kendi kendine milli idare organlarının yeteri kadar etkili ve kuvvetli siyasi güç olmaları için ne kadar çaba sarf ettik?
MİLLİ KİMLİĞİN KORUNMASI
Halkımız önündeki en büyük sorun ve tehlike ana dili başta olmak üzere milli kimliğinin kaybedilmesi tehlikesidir. Şu anda Kırım Tatar dili UNESCO`nun tamamen kaybolmak üzere olan dillerin listesinde yer almaktadır. Biz çok ve haklı olarak bizim milli özerkliğimizin yeniden kurulması hakkında konuşuyoruz. Ancak, eğer biz milli özelliklerimizi, kendi dilimizi, kültürümüzü kaybedersek, Rus dilli ortamda asimile olursak, bu milli özerklik neye yarar, söyleyin?
Sürgün sonuçlarının ortadan kaldırılması, Kırım tatar halkının şeref ve onurunun iade edilmesi ve yarımadada milletlerarası dirlik düzenliğin kurulmasının önemli önlemlerden biri Kırım`ın şehirler ve köylerinin tarihi adlarının iade edilmesidir. Kırım şehirler ve köylerinin adlarının değiştirilip berbat edilmesi Sovyet rejiminin Kırım`da yaptığı etnik temizlik politikasının bir kısmı idi.
GELECEĞİMİZ KENDİ ELİMİZDE
Sayın Soydaşlarım! Geleceğimizin kendi ellerimizde olduğunun altını bir kez daha çizmek istiyorum. Çocuklarımızın geleceği için, halkımızın anavatanında bütün haklarının iade edilmesi için, vatanımızda olası kan dökülmesinin önlenmesi için, halkımıza karşı işlenen suçun sonuçlarının en kısa zamanda oradan kaldırılması için bizim hareketlerimizin son derece dengeli, organize ve aktif olması lazım. Allah, birlik olan topluluklara yardım eder. Karşılıklı düşmanlık ve anlaşmazlık olmayan topluluklar yenilmez.”







YENİLİKLƏR