Necdet SİVASLI
-1-
“DOSTLUK KÖPRÜSÜ”
Bağımsızlığının 20. Yılında Azerbaycan-Türkiye İlişkileri konulu Uluslar arası Toplantı Erzurum’da gerçekleştirildi. 2 -4 Aralık 2011 tarihleri arasındaki toplantıya ve yan etkinliklerine biz de katıldık. İzlenimlerimizi de sizlerle paylaşacağız. Atatürk Üniversitesi Oditoryum Salonu’ndaki toplantının beklenin üzerinde ilgi görmesi, Türkiye-Azerbaycan dostluğunun önemini bir kez daha ortaya koyması açısından önemsenmelidir. Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği, Avrasya Sivil Toplum İşbirliği Derneği ile Aziziye
Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği bu sempozyumun Azerbaycan-Erzurum arasında da bir dostluk köprüsü oluşturduğunu söyleyebiliriz.Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği ve Derneğin genç Başkanı Hikmet Eren’in çok güzel ve başarılı çalışmalara imza attığını daha önceki yazılarımızda dile getirmiştik. Türk Dünyası ile ilgili başarılı çalışmalar yapan ve son günlerde özellikle KKKT ve Azerbaycan ile ilgili çalışmalara ağırlık veren Derneğin ve Eren’in çalışmaları ile ilgili daha sonraki yazılarımızda geniş şekilde değineceğiz.
“KÜRESEL GÜÇ OLUYORUZ”
Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği Başkanı Hikmet Eren’in, özellikle Türkiye ile Azerbaycan’ın ortak kültürel ve tarihe sahip iki ülke olduğuna dikkat çekerek “Azerbaycan ve Türkiye Türklerinin birlik ve beraberliği tüm dünyada gıpta ile izleniyor. Biz,bu dostluğu daha da pekiştirmeye kararlıyız”demesi Azerbaycan’a olan Türkiye ilgisinin hiç bitmeyeceğinin mesajı olarak algılanmalıdır.
Eren’in açılış konuşmasında özellikle vurguladığı şu sözlerinin de altını çizmek istiyoruz:
“Dünya’da Türkiye ile birlikte 7 Türk devleti, 13 özerk cumhuriyet, 50’ye yakın Türk topluluğu ve 300 milyon nüfusu ile Türk dünyasının küreselleşen dünyada büyük bir güç oluşturduğunu görüyoruz. 300 milyon nüfusuyla Büyük Türk Dünyası hegemonyalaşan dünyada sağlam adımlarla ilerlemeye devam ediyor. Birbiriyle stratejik güçler halinde birleşen küresel güçlere karşı Türk Dünyası etkin ve samimi bir güç oluşturmaktadır. Çıktığımız bu yol, bütünleşmesine gittiğimiz yoldur. Güçlü, zengin, hoşgörülü ve müreffeh bir Türk Dünyası büyük hayalimizdir.“
BÜYÜK BİR DOSTLUK
Türkiye ile kardeş Türk dünyası konusunda Azerbaycan’ın Türkiye için çok daha anlamlı ve önemli bir tarafının olduğunu söylersek yanılmamış oluruz. Tarihin derinliklerine daldığımızda, ulusal kurtuluş savaşı yıllarında Azerbaycan’ın Türkiye’ye maddi ve manevi yardımlarla büyük destek verdiğini de görürüz. Fazla uzaklara gitmeye de gerek yok, Van depreminde Türkiye’nin ilk yardımına koşan ülkenin de Azerbaycan olduğunu görüyoruz. 3 uçak dolusu kurtarma ekibi ve çeşitli destek yardımlarla izin almaksızın Türkiye’ye koşan Azerbaycan, bu alanda da Türkiye’nin her ortamda ilk anda yanında olabilecek bir konumda olduğunu göstermiştir. Biz, bunları önemsiyoruz. Ayrıca, Türkiye’nin de Azeri kardeşlerimizin hemen her sorununda yanı başlarında yer aldığının da altını çizmek gerekiyor.
Toplantıda bir konuşma yapan Aziziye Belediye Başkanı Fatih Cengiz’in şu sözlerinin de altını çizelim:
“Erzurum’un 1914 Rus işgali sırasında Bakü Hayırseverler Cemiyeti Başkanı Seyidov Erzurum’da Ermenilere karşı mücadele ederken şehit düşmüştür. Seyidov, Mücadele Türk kardeşlerinin yanında yer almış, hayatını hiçe saymıştır. Vefa adına, Seyidov’un adının yaşatılması için Aziziye Belediyesi olarak adını bir park veya caddeye vereceğiz. Bu, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine yapılacak bir katkı olacaktır.”Azerbaycan’ın bağımsızlığı öncesi de Türkiye ile olan dostane ilişkileri, bir yerde bugünlerin temelini de oluşturmuştur. Azeri kardeşlerimiz, Rusya’nın bütün baskılarına, sindirme politikalarına karşın, örf ve adetlerini günümüze kadar sürdürmüşlerdir. Yılmamışlardır, mücadele etmişlerdir, ana dillerini konuşmuşlar, korumuşlardır.
TOPLANTININ ÖNEMİ
Azerbaycan’ın Bağımsızlığına kavuşmasının 20.yılında Azerbaycan-Türkiye İlişkilerinin Erzurum’da ele alınıp değerlendirmesinin de bir başka anmalı bulunuyor. Bunu, Aziziye Belediye Başkanı Fatih Cengiz, kısa da olsa dile getirdi. 1914 yılında Erzurum’un Ruslar tarafından işgal edilmesinden sonra bu kentimiz büyük bir sıkıntı içine düşmüştü. 3 yıl 3 ay Rus işgali altında kalan Erzurum’un yardımına koşan Azerbaycanlılar Kardaş Kömeği adı altında ellerinde, avuçlarında ne varsa buraya aktarmışlar, maddi ve manevi olarak Erzurumluların yanında yer almışlardır.
Erzurum halkı, Rus işgali karşısında inanılmaz bir direnç göstermişse, bunun en büyük nedenlerinden biri, Azerbaycanlıların maddi ve manevi desteği olmuştur. Azerbaycan’dan Erzurum’a silah sevkiyatı bile yapılmıştır. Tarihimizde bunların çok önemli bir yeri vardır, bunlar da asla unutulmamalıdır. Biz, konuyu bu açıdan değerlendirdiğimizde, kurtuluş yılları döneminde Bakü Hayırseverler Cemiyeti Başkanı Seyidov’un adının Erzurum’da, hatta Erzurum dışında başka yerlerde de parklara, caddelere verilerek yaşatılması görüşünü destekliyoruz. Böylesine önemli bir ismi Aziziye’de bir park veya caddede yaşatma kararı aldıkları için de Belediye Başkanı Fatih Cengiz’i kutluyoruz. Bunun başka belediyelere de örnek olmasını diliyoruz.
Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği Başkanı Hikmet Eren, Erzurum’u bu nedenle seçmiş. İyi de etmiş. Bu kentimizin Azerbaycan ile olan dayanışması hiç değilse bu etkinlikle pekiştirilmiş oldu. Azerbaycan’dan gelen konuklar da Erzurum’un önemini her fırsatta dile getirerek, özgürlüğe kavuşmalarının 20.yılını bu kentte kutlamanın keyfini çıkardılar. Bun u da etkinlik süresi içinde gördük, yaşadık.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin, sorunların ve gelecekte yapılacak yatırım ve etkinliklerin yoğunluğunu biliyoruz. Etkinliklere Genç Türk Yazarlar Birliği Başkanı Ekber Koşalı’nın ekibi ile katılması, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin güç kazanması yolunda önemli adımlar attığını da gördük. Bu konulara da diğer yazılarımızda değineceğiz.
-2-
BİR YÜREKTE İKİ CAN: TÜRKİYE-AZERBAYCAN
Erzurum’da gerçekleşen Bağımsızlığının 20.yılında Azerbaycan-Türkiye İlişkileri Uluslar arası Toplantıda, Azerbaycan’dan gelen milletvekilleri ve diğer konuklarla da görüşme fırsatımız oldu. Bu görüşmelerde genellikle iki kardeş ülke arasındaki sorunlardan, çözüm yollarından ve ileriye yönelik çalışmalardan söz ettik. Bu tür etkinlikler, aynı zamanda ikili görüşmeler açısından da önemli hale geliyor.Bizim üç önemli tespitimiz oldu:
Bunlardan biri, Azerbaycan ile Türkiye arasında imzalanan stratejik İşbirliği Anlaşmasından sonra, halen iki ülkenin vize uygulamasını sürdürmesi konusudur. Türkiye, vizelerin kaldırılmasını yıllardır istiyor. Azerbaycan, bunu şimdilik bekletiyor. Bu sorunun en kısa zamanda çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Hem strateji ortaklığı var, hem vize var, bu tam bir çelişki değil mi? Bırakın stratejik ortaklığı, iki ülke “İki devlet, tek millet” sloganı ile yola çıkmadı mı? O halde bu vize işi hala niye sürüyor?
VİZE SORUNU MUTLAKA ÇÖZÜLMELİ
Konuyu Azerbaycan Milli Meclisi Milletvekili Ganire Paşayeva ile de konuştuk ve tartıştık. Paşayeva, en kısa zamanda sorunun çözüleceğini söyledi ve bunun hazırlıklarının da tamamlanmak üzere olduğunu anımsattı.
Açık söylemek gerekirse, vize konusunda Azeriler de rahatsız. Hemen herkes bunun en kısa zamanda kalkması gerektiği konusunda tek bir noktada buluşuyor. Karabük Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ali Asker’in toplantıda yaptığı “Türkiye Azerbaycan Arasında İmzalanan İkili Anlaşmalar ve Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği” konulu konuşmasında, özellikle vizelerin kalkmasına vurgu yapmasının salondan da büyük alkış alması uygulanan vize konusunun anlamsızlığını ortaya koyması bakımından önemlidir.“KARABAĞ İŞGALDEN KURTULACAK”
Önemsediğimiz bir ikinci konu ise, Ermenilerin işgali altında bulunan Dağlık Karabağ’ın geleceği konusu olmuştur. Bu konunun Azerbaycan halkını ilgilendirmesi kadar, Türk halkını da ilgilendirdiğini altını çizerek belirtmeliyiz. Dağlık Karabağ sorunu ne kadar Azerbaycan’ın sorunu ise, o kadar Türkiye’nin de sorunudur.
Dağlık Karabağ’ın işgalden kurtulacağına inanıyoruz. Nitekim konuşmacılar, yaptıkları konuşmalarda “ Azerbaycan’ın bağımsızlığının 21.yıldönümü Dağlık Karabağ’da kutlayacağız” diyerek bu toprakların en kısa zamanda Azeri topraklarına yeniden katılacağının mesajı olarak algılanmıştır.
Toplantıda bir konuşma yapan Lefke Avrupa Üniversitesi Öğretim Üyesi Yardımcı Doç Dr. Nazım Muratov’un “Türkiye ile Azerbaycan’ı birbirine bağlayan köprü: Nahcıvan” konulu konuşması en çok dikkat çeken konuşmalardan birisiydi. Hoca, mutlaka Nahcıvan ile Türkiye’nin bağlantısının gerçekleşmesi gerektiğini, böylece Türkiye-Azerbaycan arasındaki geçişlerin karayolu sağlanması gerektiği üzerinde durdu. Kendisi ile yaptığımız görüşmede de “Bu sorun bir türlü çözülebilir. Konu pazarlık konusudur ve ilgili ülkelerin yeniden yapılandırma ve sınır çizmesi ile Türkiye Nahcıvan üzerinden Azerbaycan’a bağlanabilir. Bu hayal değildir” diyerek görüşünün arkasında olduğunu vurguladı.“KİMSE ARAMIZI BOZAMAYACAK”
Üçüncü ve en önemli tespitimiz de şudur:
Bazı ülkeler ve çevreler son günlerde sürekli Türkiye ile Azerbaycan’ın arasını açmak için faaliyet gösteriyor. Yanıltıcı haberlerle kamuoyunu etkilemeye çalışıyor. İki kardeş halkın kafalarını bulandırmaya çalışıyor. Bu konu hem Türkiye, hem de Azerbaycan tarafında büyük rahatsızlık yaratıyor.
Biz, bu rahatsızlığı Azerbaycan Milli Meclisi Milletvekili Ganire Paşayeva’da da gördük. Paşayeva konu ile ilgili olarak bize şunları söyledi, sizlerle paylaşalım:
“Aramızı açmak isteyen odakların var olduğunu biliyoruz. Türkiye ile Azerbaycan dost ve kardeş iki devlettir. İki ülke arasında kesinlikle problem yoktur. Biz, bir aileyiz. Aile içindeki fertler arasında fikir ayrılığı olabilir, bu da normaldir. Azerbaycan, Türkiye aleyhinde yer almaz. Bunu herkes bilmelidir. Kardeş Türk milleti de Azerbaycan aleyhinde yer almaz. Kardeşliğimizi ve dostluğumuzu geliştirmeliyiz. Kimsenin bizi ayırmasına, aramıza nifak sokmasına izin vermeyeceğiz. Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin gelişmesini istemeyenler isteyenlerden çoktur. Türkiye ve Azerbaycan ne kadar güçlenirse kardeş Türk devletleri de o kadar güçlenir. Dünyadaki bütün Türk devletlerinin, milletlerinin gözleri Türkiye ve Azerbaycan’ın üzerindedir. Çünkü biz iki devlet olarak bütün Türk dünyasının umuduyuz.”
Eğer biz, ortaya çıkıp “Bir yürekte iki can, Türkiye-Azerbaycan” diyorsak, bunun gereklerini de yerine getirmek zorundayız. Özellikle Ermeni lobisinin Türkiye ile Azerbaycan’ın arasını açmak amacı ile faaliyet gösterdiğini biliyoruz. İki ülke yöneticileri de halkı da bunun bilincindedir. Ancak, son günlerde artan yoğun yalan üretme faaliyetleri az da olsa halkları etkileyebiliyor. Buna dikkat etmek gerekiyor.
Biz hep şunu savunuyoruz:
Bu tür etkinlikler ne kadar yapılırsa, sorunlar ve çözüm yolları ortaya konulabiliyor ve halkların aydınlatılması daha da kolaylaşıyor. İşte, Avrasya Ekonomik İşbirliği Derneği ve genç başkanı Hikmet Eren, bu konuda gerçekten önemli işlere imza atıyor. Bir de şunu ekleyelim: Bu tür etkinliklere devletlerin üst kademeleri ilgisiz kalmasın, her türlü desteği versin. Çünkü ülkelerin yapması gerekenleri bu sivil toplum Teşkilatları öylesine başarılı biçimde götürüyor ki, bunun bilinmesinde yarar görüyoruz. Konu ile ilgili izlenimlerimizi ve yazılarımızı sürdüreceğiz.
-3-
ERZURUM AZİZEYE’DE KARDEŞ KUÇAKLAŞMASI
Bağımsızlığının 20.yılında Azerbaycan-Türkiye İlişkileri çerçevesinde Erzurum’da yapılan etkinliklerden biri de Azerbaycanlı şairlerle, Erzurumlu şairlerin buluşmasıydı. Aziziye Belediyesi ile Dünya Genç Türk Yazarlar Birliği’nin işbirliği ile gerçekleşen gecede Azeri saz şairleri saz ve sesleri ile Erzurumlulara güzel bir gece yaşattılar. Yine aynı program çerçevesinde Azerbaycanlı ve Erzurumlu şairler, şiirlerinden bir demet sundular.
Burada, Dünya Genç Türk Yazarları Derneği’nden biraz söz etmeliyiz. Bu derneğin kurucusu ve Başkanı Ekber Koşalı, çok çalışan ve örgütü giderek Türk Dünyasında yaygınlaştıran bir kardeşimiz. Özellikle Azerbaycan ile Türkiye arasında adeta bir köprü görevi yapıyor. İki ülke sivil toplum teşkilatlarının düzenledikleri etkinliklere sürekli katkı sağlıyor. Nitekim Erzurum’da düzenlenen etkinliklerde de Dünya Genç Türk Yazarları Derneği’nin, hali ile Başkan Ekber Koşalı’nın etkisini ve imzasını gördük.
Dünya Genç Türk Yazarları Derneği ile Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği birlik ve bütünlük sergilediler. Gelecekte bu iki derneğin çok daha büyük etkinliklere imza atacağını şimdiden belirtmeliyiz. Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği Başkanı Hikmet Eren, kardeş Azerbaycan’la olan ilişkilerde Dünya Genç Türk Yazarları Derneği ile daha önemli projeleri gerçekleştireceklerini söylüyor. Bu dayanışma ve çalışmanın ileride çok daha önemli meyveler verebileceğine biz de inanıyoruz.
ŞİİRLERDEN BİR DEMET
Erzurumlular sanata ve sanatçıya önem veriyor. Şiir dinletilerini seviyor. Bu nedenle Azerbaycan-Erzurum şairlerinin buluştuğu Halk Eğitimi Merkezi Salonu’nun tıklım tıklım dolu oluşu bunun bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir.
Azerbaycan’dan Erzurum’a gelen Ekber Koşalı, İbrahim İlyaslı, Vasıf Süleyman, Elbariz Mehmetli, Seher Ahmet, yazdıkları şiirlerden birer demet sunarak büyük ilgi gördüler ve alkış aldılar. Erzurumlu şairlerden Rıdvan Canım, İsmail Bingöl ve Yaşar Genç de şiirlerinden örnek verdiler. Şairler aynı zamanda kitaplarını da imzalayarak konuklara verdiler.
Ortada şiir şöleni olur da saz ve söz olmaz mı? Hiç kuşkusuz Azerbaycanlı saz şairleri Aşık Sevil Çağlar, Ozan Ziyad Caferli ve Seyyad Aydınoğlu da saz ve sözleri ile geceye ayrı bir renk kattılar.
AZİZİEYE YÜKSELEN BİR YILDIZ
Erzurum Aziziye Belediyesi ve Genç Başkanı Fatih Cengiz’den de biraz söz etmek istiyoruz: Aziziye, giderek gelişen ve Erzurum’un yeni yüzü olmaya aday bir merkez ilçe olarak dikkatleri çekiyor. Ancak, Aziziye’nin genç ve çalışkan Başkanı Fatih Cengiz, belediye çalışmalarının yanı sıra, sanatsal etkinliklere de öner veren bir isim olarak yükseliyor. Deneyimli ve uyumlu bir kadrosu var. Bağımsızlığının 20. Yılında Azerbaycan-Türkiye İlişkileri etkinliğinde mükemmel bir ev sahipliği yaptılar. Konukları ile teker teker ilgilenen ve iletişim alanında da başarılı bir sınav veren Belediye Başkanı Fatih Cengiz’in önünün çok daha açık olduğunu ve gelecekte çok daha önemli görevler üstlenebilecek yeteneğe sahip olduğunu burada altını çizerek vurgulamak istiyoruz.
Belediyecilik önemli bir iştir. Yükü ağırdır. Aziziye gibi yıldızı yükselen ve sorunlarla boğuşan bir merkez ilçeyi ayağa kaldırmak, bunun yanı sıra sanatsal çalışmalara da zaman ayırmak işi daha da zorlaştırır. Ancak, gördük ki, Başkan Fatih Cengiz, bu kadar bir iş daha olsa, bunun da altından kalkabilecek bir yeteneğe sahip bulunuyor.
Aziziye Belediyesi’nin Ilıca Termal Tesisleri de var. Bu tesislerin de çok iyi bir şekilde işletildiğini ve konuklarını en iyi şekilde ağırladığını da belirtmeden geçemeyeceğiz.
GÜÇLÜ BİR KÖPRÜ OLUŞTU
Bağımsızlığının 20. Yılında Azerbaycan-Türkiye İlişkileri konulu etkinlik, hiç kuşkusuz Azerbaycan ile Erzurum arasında güçlü bir köprünün oluşmasını sağlamış bulunuyor. Gerek Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği Başkanı Hikmet Deren,gerek Aziziye Belediye Başkanı Fatih Cengiz,ayrı ayrı yaptıkları açıklamalarda bundan böyle Erzurum’da çok daha büyük etkinlikler yapmak için çaba göstereceklerini söylediler. Bu kurulan köprüyü daha güçlü hale getireceklerinin de altını çizdiler. Fatih Cengiz ”Böylece Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik ilişkilerine Erzurumlular olarak ayrı bir katkı ve renk katmayı hedefliyoruz. Bunun için de bu çalışmalarımızı aralıksız sürdürme kararlılığındayız” diyor.
Dünya Genç Türk Yazarları Derneği Başkanı Ekber Koşalı ile de görüşme fırsatımız oldu. Ekber Koşatlı, çok çalışıyor, çok çaba gösteriyor. Azerbaycan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin güçlenmesi yönünde yapılacak her çalışmanın içinde yer almaktan büyük mutluluk duyduklarını söylüyor. Bu ilişkilerin, Türk dünyasını kapsayacak şekilde genişlemesini hedeflediklerini de belirtiyor. Bu genç ve çalışkan kardeşimizin bu çabalarında başarılı olacağına biz de inanıyoruz.
Çok açık biçimde ifade edelim:
Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği ve Başkanı Hikmet Eren, Bağımsızlığının 20. Yılında Azerbaycan-Türkiye İlişkileri Uluslar arası Sempozyumu Erzurum gibi anlamlı bir kentte gerçekleştirmekle büyük bir işi gerçekleştirdi. Bunu söylemek ve bu işi yapanları kutlamak gerekiyor.
Burada bir önerimiz olacak:
Bu tür sempozyumlarda konuşmacıların sunumları zaman sıkıntısından istenilen şekilde yansıtılamıyor. Çoğu zaman da yetişmiyor. O nedenle sempozyumun daha fazla güne yayılması, ya da sadece bir çalıştay biçiminde yapılması daha sağlıklı olacaktır düşüncesindeyiz. Erzurum’daki sempozyumda da bunun sıkıntılarının yaşanması bu görüşümüzün doğruluğunu ortaya koyuyor. Biz, her şeye rağmen böylesine güzel etkinliklere imza atan herkesi kucaklıyor ve yürekten kutluyoruz.
Yorumunuz
Şərhlərə görə (1 göndərilib)
-
Yerləşdirilib Bozkurt, 07 Dekabr, 2011 05:35:50Bir Yürekte iki can demişsiniz yazınız gerçekten çok güzel ama bir sorun var ne yazık ki bunlar sadece yazıda kalıyor neden içini doldurmak için bir şey yapmıyorsunuz?







YENİLİKLƏR