Ana səhifə | Forum

Arxiv

B.E. Ç.a. Ç. C.a. C. Ş. B.
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031

Səsvermə: Sorğu

Veb saytımızda ən çox nələri görmək isteyirsiniz?


Dünya Gənc Türk Yazarlar Birliyi, ”Тürkün səsi” (Məqalələr toplusu), “Vektor”, Bakı – 2008, 190 səh.



Əkbər QOŞALI «Ölümlərin ötəsi» (şeir və deyimlər). «Vektor» Nəşrlər Evi. Bakı, 2007. 140 səh.

IRAK’TA TÜRK EDEBİYATI

Şriftin ölçülərini müəyyənləşdirin: Decrease font Enlarge font
image

Şemsettin KÜZECİ
skuzeci@hotmail.com

 

Irak Türkmen edebiyatı ile ilgili olarak bu güne kadar ne Irak’ta ne Türkiye’de ne de başka bir ülkede geniş çaplı bir araştırmanın yayınlanmadığını üzülerek tespit etmiş bulunuyoruz.. Saddam rejimi döneminde Irak’ta hür basının olmadığı siyasi düşünülebilecek hiçbir bilimsel çalışmaya dahi müsaade edilmeyeceği takdirlerinizdedir. Ancak, Türk kültürünün merkezi konumundaki başta Türkiye olmak üzere ümit beslediğimiz yurtlarda söz konusu çalışmaların yetersizliği, doğrusu düşündürücüdür.. Bir yere kadar Irak Türkmenleri ile ilgili gazete, dergi, kitap ve diğer materyallerin edinilmesindeki sıkıntılar, sağlıklı bir bilgi akışının önündeki engeller mazur görülebilir..
Irak Türkleri tarihi ile ilgili çalışmalar da yetersizdir. Neticede Prof. Dr. Faruk Sümer, Zeki Velidi Togan, Irak Türkmen yazarı Şakir Sabır Zabit, Nefi Demirci, Fazıl Demirci, Erşat Hürmüzlü, bir iki yabancı yazara ek olarak birkaç makalelerine rastladığımız üç beş isim..
Az sayıdaki bazı ilim adamları, yine, Türk/Türkmenlerin menşei hakkında dağınık iddialar ileriye sürmüşlerdir. Malazgirt öncesi Selçukluların daha çok Kuzey Irak’a nüfus ve askeri birlikler sevkettiği bilinen bir husustur. Abbasi halifesi I.Muntasır zamanında ordunun Türklerden oluştuğunu; bugün Irak’ın güneyinde “Şii Araplar” diye ikide bir konu edilen unsurların önemli bir kısmının Şah İsmail’in Meraga’dan getirtip yerleştirdiği Azerbaycanlı Türk unsurlar olduğunu tarihî bir gerçek olarak kaydetmeliyiz. Osmanlı Türk’ü Anadolu’dan buraya Türkmen unsurları kaydırmış, başta Bağdat, Kerkük, Erbil olmak üzere tüm Irak’ı Türk yurdu olarak görmüştür. Son yıllarda ki çalışmalarımız, Irak Türkmenlerine ait tarihî çalışmaların yetersizliği ve Türkmenlerin unutulmaya terk edilmişliği, Irak Türkmen Edebiyatı hakkında Türkiye’de büyük bir boşluğu ortaya çıkarmaktadır.
Türkmenlerin Irak’a yerleşmeleri çok eskilere dayanır. Selçuklu kuvvetlerinin Türkiye’ye girişi ve günümüze kadar uzayan azametli devlet oluşlarından çok önceleri, Emeviler devrinde bugün Irak olarak anılan topraklara büyük kitleler halinde yerleşmişlerdir (M 674–54 H).Türkmenlerin Türkistan topraklarından, Azerbaycan’a, oradan da güneye, güney batıya geçişleri yüzlerce yıl devam etmiştir. Küfe Valisi Haccac Bin Yusuf, Türkmenlerden oluşan bir ordu kurdurmuş, ayrıca Basra ve Kut yakınlarına yerleşmelerine rıza göstermiştir.
Türkmen kavramıyla ilgili muhtelif iddiaları üzerinde durmağa değer görmüyoruz. İslamiyet sonrası Türk Oğuz boyları çoğunlukla “Türkmen” olarak anılmış; Türkmen, dilimizde yiğit, cesaretli anlamında kullanılmıştır. Zaman içerisinde daha çok Mavera un–Nehir (Seyhun ve Ceyhun) çizgisinden batıda Anadolu’ya ve Irak topraklarına yerleşmeyi devam ettirerek ortaya yeni kültürlerin, hatta devletlerin çıkışına öncülük etmişlerdir. .
Türkmence (doğru ifadesiyle Türkmen ağzı) Batı Oğuzcasının bir devamı halinde günümüzde daha çok Azerbaycan, Türkmenistan, Irak, Suriye ve doğu Anadolu’nun bazı yörelerinde konuşulan ağızdır ki Irak Türklerinin yazı dili –Gökâlp’in tabiriyle– “İstanbul Türkçesidir”. Yedi sekiz bin yıl evveline uzanan Sümerlerin tarihi bir Türk kavmi oldukları görüşü çeşitli araştırmalarla ortaya konmuştur. Sümerlerle ilgili iddiaları bir kenara koyarsak, 54 Hicri yılında bu toprakları vatan tutmağa devam ettikleri, 1055’te Büyük Selçuklu Hakanı Tuğrul bey adına Bağdat’ta hutbe okunmasıyla başlayan Türkmen hâkimiyeti bin yıla yakın devam etmiştir (1918 ‘e kadar).
Türk/Türkmen boyları Irak topraklarında Celayirliler, Selçukluların bir kolu olarak (Erbil’de), Atabeyler (Musul ve çevresinde), Kıpçak oğulları (Kerkük’te), Akkoyunlular ve Karakoyunlular devlet ve beyliklerini kurmuşlardır. Osmanlı varlığını sona erdiren İngiliz işgali ve ardından kurulan kukla devlet, Türkmen varlığını tanımadı. l9l8’den bugüne kadar yönetimler, şu vaya bu şekilde rejimler değişmiş ama Türkmen varlığı Zaman zaman kâğıt üzerinde haklar verilse de –görmezden gelinmiştir. En az üç milyon Türk/ Türkmen’in sosyal ve kültürel haklarından gerçekte bugün de söz edilmiyor Periyodik olarak yapılan katliamlara girmesek dahi, belirtilen gerçeklerle Irak’taki Türkmen mevcudu 4 milyondan fazladır.
Irak’ta yaşayan Türkmenlerin çoğu iyi eğitim almıştır. Türkmen nüfusunun 3’te biri üniversite mezunudur. Türkmen varlığının önemli kısmı şehir ve kasabalarda yaşamaktadır. Türk Edebiyatının, kültürünün pek çok değerli ismi bu topraklarda yetişmiştir. Divan şiirinin yedi büyük şairinden biri olan Fuzuli’yi kaydedelim. Ayrıca Nesimi, Mehmet Sadık, Hicri Dede, Hıdır Lütfü ve yüzlercesini sayabiliriz. Son dönem yetişen kültür ve sanat erbabından hemen bir kaçı: Osman Musullu, Mustafa Cevat (Tarihçi), Ata Terzibaşı (Hukukçu, araştırmacı), Abdüllatif Benderoğlu (gazeteci yazar) İhsan Doğramacı (Tıp adamı,YÖK eski Başkanı) Dr. Nefi Demirci (Araştırmacı yazar) Abdülvahit Küzeci (Ses sanatçısı), Muzafferettin Gökbörü (Devlet adamı, yönetici), İmadettin Zengi ,.. bu değerli şahsiyetlerden bir kaçıdır..
Irak Devleti süresince (1918’den günümüze)Irak Türkmenleri, yüzlerce dergi, broşür ve gazete yayınlamıştır. Kardaşlık dergisi, Beşir ve Yurt gazetesi (en uzun süreli yayınlanan) tüm siyasi baskılara karşın yayınlanmıştır. Türkmen kültürünü, mimarisini öne çıkaran araştırmalar sonucu, önemli kültürel varlıkların imhası önlenmeğe çalışılmıştır. Gökbörü minaresi, Musul’da Hatbaa Camii, Karasaray, Baştabya, Kerkük’te Gök Minare, Kale, Kışla, Taşköprü, ve Kırmızı Kilise gibi .. Ne yazık ki, Afganistan’da Talibanların yaptığını, Cidde’de Suudiler, Irak’ta Saddam ve Baasçılar yaparken ne Türk İllerinde, ne UNESCO veya bir başka kültürel formdan yeterli ses duyulmamıştır. Hele son on, onbeş yıldan beri yaşananlar ne yazık ki Dünya kamu oyununu ilgilendirmiyor..
İngiliz işgaliyle başlayan şiddetli baskı ve toplu katliamların sonucu İran-Irak savaşı ve Körfez krizinden sonra daha da çoğalmıştır– vatan topraklarının dışında bir “Sürgün Edebiyatı” yaşanmış, benzeri veya değişik sebeplerle başta Türkiye’de olmak üzere başka ülkelerde yaşayan Türkmen çocuklarının ortaya koyduğu edebiyat, memleket edebiyatı kadar önemli olmuştur. Türkmeneli dışında ortaya konan Türkmen edebiyatı, sadece edebiyat bakımından değil, siyasî tarih ve sosyal hayat bakımından da araştırmaya değer nitelikler taşımaktadır. Yine Irak Türkmen Edebiyatı çoğunlukla “Kerkük” Merkezli bilinmiş, diğer yörelerde doğan, yaşayan isimler pek bilinmemiştir. Bunda yaşanan siyasî şanssızlıklar, iletişimsizlik rol oynamıştır.
Körfez krizinden sonra başta Erbil olmak üzere Kuzey Irak’ta açılan Türk okulları sayesinde pek çok dergi, gazete yayınlanmış, bu vesileyle bu yörelerde yetişen genç kuşağın yeni bir iklimi yakaladığını da tespit etmiş bulunmaktayız. Bu gerçekleri göz önünde bulundurarak son yüz yılın tüm şair, yazar ve sanatçılarından yeni bir ses ortaya koymağa gayret ettik. Elbette, tüm gayretimize karşın bu çalışma sadece bir başlangıç, hatta dokunmadır.
Saddam sonrası Irak’ta açılan 250 civarında Türkmen okulları, 50 civarında Türkçe yayınlanan dergi ve gazete, radyo, Türkmeneli uydu kanalının açılması ve Internet yayıncılığının Irak’ta gün yüzü görmesi, Irak Edebiyatçılarının başta Türkiye olmak üzere Türk Dünyası edebiyatçılarıyla ciddi ilişki kurmaları ve Uluslararası şiir ve edebiyat şölenlerine katılmaları elbette yeni bir edebiyat akımının başlangıcı olduğunun inancıyla da bundan sonraki dönemde edebiyatımızın daha da parlayacağına kuşkumuz yoktur.

ÇAĞDAŞ IRAK TÜRK EDEBİYATI

674M/54H yıllarında Orta Asya ve Azerbaycan’dan Irak’ta yerleşen Türkmenler, dilleri ile birlikte edebiyatlarını, kültürlerini de beraberlerinde getirmişlerdir. Şüphesiz ki, Türkmenlerin dilleri, edebiyatlarının kökü Oğuz boylarına uzanmaktadır.
Irak Türkmen edebiyatı umum, Türk edebiyatında önemli bir yer teşkil eder. Bu temel husustan yola çıkarak Irak Türkmen edebiyatının kendine özgü özellikleri elbette olacaktır. Türkmenler Irak coğraficesine yerleştikten sonra zaman içinde yeni unsurlarla kaynaştı ve daha çok kentleşti. Dolayısıyla yeni şartlarda bir edebiyatın doğması da tabiidir. Ne yazık ki Türkmenlerin Iraktaki ilk dönemlerine ait yazılı eserleri tespit edilmemiş; Nesimi, Fuzuli ve Ruhi gibi kıymetlerden önceki şair ve yazarlara ait şiir yazı ve divanlar ortada yoktur.
İmadettin Nesimi El–Bağdadi’nin yaşadığı döneme dek (1370–1417M), hiçbir Irak Türkmen şair ve yazarının yetiştiği saptanılmadı. Nesimi’nin eserlerini araştırıp ve incelersek yaratıcılığı ve ustaca kullandığı çekirdek sözcüklerin olduğu, kendisinden önce onlarca şairin ve yazarın varlığı söz konusudur.. Ancak onlar kimdir ve sözlü edebiyatları nedir? Bu durum, ne Irak Türkmenleri nede Irak tarihçileri tarafından bugüne kadar aydınlanmadı. Tarihin gizli sayfalarına karıştı.
Bilindiği gibi Oğuz boyları ve oymakları Türkistan’ın en uzak bölgelerinden 447H/1055M yılında Irak’ta yerleşmeye başladılar ve onlardan önce göç eden Türkmen dalgalarıyla ilişkilerini sürdürdüler. Ve bir süre sonra egemenliklerini 590H/1193M yıllarına kadar İran, Irak, Şam ve Küçük Asya topraklarında Selçuklular olarak egemen oldular.
656H/1258M yıllarında Moğolların Irak’ı işgal etmelerine dek, Irak’ta Türkmen Beyliklerinin dilleri katıksız Türkçe idi. Selçukluların 200 yıl süren egemenlik dönemlerinde şüphesiz ki, dilleri Türkçe’nin ayrı bir ağzı Türkmence olarak şekillendi.
1073M–1077M yılları arasında Bağdat’ta Kaşğarlı Mahmut tarafından yazılan Divanı–Lügat’it–Türk ilk gramer çalışmasıdır..Yabancılara Türkçe öğretmek için, bu kitapta 7500 kelimenin Arapça karşılığı verilmiştir. Kitap’ta, atasözleri, şiir, destan, efsane ve folklorumuzdan örnekler sunulmuştur.
Holako’nun acı dolu iktidarına son veren Hasan Celayir 738H/1337M yılları arasında Celayirler Beyliğini kurdu. Dolayısıyla Irak ile Azerbaycan arasında sıcak ilişkilerin başlangıcı oldu. Ondördüncü yüz yılda, Dede Korkut Hikâyeleri, Irak Türkmen ağzında tespit edilmiştir.
On beşinci yüz yılında 1403M de Irak’a hâkim olan Karakoyunlular ve 1467M yılında gelen Akkoyunlular, Türkmence bir dil kullanmıştır. 1508M yılında Safevi’lerin girdiği Irak’ta resmi dil yine Türkmen’cedir.
Irak Türkmen edebiyatının yazılı ilk verimleri Nesimi 1370–1417M, Dede Korkut’un yazıları ile ve Fuzuli’nin de yazdıkları şiirlerin birçoğu Türkmence idi. Nesimi şiirlerini yazdığı yıllarda Orta Asya ve Azerbaycan’da Irak’a göç dalgası süren Oğuz soylu Türkmenlerin arasında kullanılan dil; Türk dillerinin Oğuz grubunun, Oğuz–Selçuk yarım gurubuna giren, telaffuz, morfoloji, sentaks ve şive bakımından hemen hemen Azerbaycan dili aynı şekilde idi.
941H/1534M yılları Osmanlı egemenliği ile Nesiminin ölümünden sonra 117 yıl süren bu durum farklı yönlere sapmaya başladı. Böylece Irak Türkmen dili ve edebiyatı ikiye bölündü; halk dili Azerbaycan Türkçe’sinin etkisindedir. Yazı dilimiz ise Osmanlıcanın…
1498–1556M yıllarında Safevi, Osmanlı dönemlerinde yaratıcılığını sürdüren büyük şair Muhammet Fuzuli, araştırmacıların tespitlerine göre, çağın en büyük şairlerini ve eserlerini bildiği gibi klasik şiirin bütün sanat gizlerini nesir tekniğini, kuruluşuna da halim idi.
1563 M yılında Gülşan–ı Şüâra tezkeresiyle şöhret kazanan Fuzuli, çağının büyük edebiyatçısı sayılan ve Fuzuli’nin oğlu Fazli’nin yakın dostlarından olan lirik şair Ahdi’nin yazdıkları edebiyat tarihimiz için önemli belgelerdir. Ahdi’nin babası Şemsi ve yakınlarından biri olan rendi de şiirlerini bizim dilde yazmıştır. Fazli ise, babası Fuzuli gibi şiirlerini üç dile yazmış ve âşıkane şiiriyle ün kazanmıştır. O dilimizde ilk müstezat şiiri yazan şairlerdendir.
Ahdi’nin tezkeresinde, Bağdat ve dolaylarında yaşayan Türkmen şairlerinden tanınmış Hazani ve Zamiri’dir. Esiri takma adıyla şiirlerini yazan Hazani‘nin döneminde en görkemli şair olarak tespit edilmiştir. Zamiri ise Leyla Mecnun konusunda destanını yazmıştır. Bağdat ve dolaylarında yetişip yaşayan ve Fuzuli’nin izinde giden Iraklı Türkmen şairlerinden İlmi, Zaidi, Cevheri, Hakiki ve Hadimi gibi şairlerdir.
Ona altıncı yüz yılda 1548–1605M yıllarında Bağdat’ta doğan ve Şam’da vefat eden şair Bağdatlı Ruhi divan şiirinin ustalarından sayılır ve terkip–ı bendi ile tanınan bir şairdir. Yine on altıncı yüz yılın sonlarında Bağdat’ta yaşamış Türkmen şairi ve Hattatı Kavsi, Fuzuli ye etkilendiğinin açıkça şiirlerine yansıtmıştır. On sekizinci yüz yılda Kerkük’te doğup büyüyen Nevres El–Kadim, On dokuzuncu yüz yılda Safi Abdullah, yirminci yüz yılda Kabil, Mehri, Eset Naip, Hıdır Lütfü, Hicri Dede, Reşit Akif Hürmüzlü, Mehmet Sadık, Celal Rızaefendi, Felekoğlu, Hasan Görem, Osman Mazlum, Nazım Refik Koçak, Ali Marufoğlu, Abdullatif Benderoğlu, Salah Nevres, Nesrin Erbil ve diğerlerinin Türkmen edebiyatında kendilerini ispat etmişlerdir.

Kaynak:
Küzeci Ş., DGTYB yayınları, Kerkük Şairleri, I.(2006) ve II. (2007) Cilt, Ankara



Yorumunuz comment Şərhlərə görə (0 göndərilib)

 

© 2008-2009 Dünya Gənc Türk Yazarlar Birliyi / www.dgtyb.org / Powered By WebStudio.Az