Aybeniz KÜZECİ
Bir düğündeyim, burada bir sürü insan var. Herkes güzel güzel giyinmiş. Çok mutlular, eğlenip gülüyorlar. Bu arada aramızda olan şairler sırayla çıkıp şiir okuyorlar, herkesi alkışlıyorum ama alkışlarımın sebebini bilmiyorum, anlamıyorum ki okunanları daha 4 yaşındayım.
Bir tane çok tatlı amca var. Şairlerin adını söylüyor, onları sahneye çağırıyor. Birden o tatlı amca babamın adını söylüyor. Babamda beni kucağından indirip anneme veriyor ve sahneye doğru yürüyor. Sahneye çıkıyor ilk önce evlenen kişileri tebrik ediyor ve ardından şiirini okumaya başlıyor “Tek Suçum Türk Olmaktır…” babam şiirini okuyor, o gülen eğlenen insanlar şimdi ağlıyor. Ne oldu nesi var bunların diye bakıyorum hiçbir şey anlamıyorum. Babamı o sahne de, elinde mikrofonla görmek beni çok mutlu ediyor. Babama mikrofon ne kadar çok yakışıyor. Sonra herkes alkışlamaya başlıyor ve babam yerine gelip oturuyor tekrar beni kucaklıyor. Her zamanki gibi babama sarılıyorum, öpüyorum ama insanlar hala ağlıyor ne oldu ki böyle, babam ne demişti de böyle ağlıyorlar. Benim aklımda bu sorular varken insanlar artık gülüyor.
Ben çok yoruldum galiba artık kendimden geçiyorum ve uyuyakalıyorum. Birden bir silah sesi ile uyanıyorum. Babam beni babaanneme veriyor ve polis amcalar babamı götürüyor iyi de nereye gidiyor babam? Ama ben çok yorgunum gene uyuyakalıyorum. Neler olduğunu anlamıyorum. Önce gülüyorlar, sonra ağlıyorlar, şimdi de babamı götürüyorlar.
Aradan 15 gün geçiyor ama hala babam eve gelmiyor. Onu çok özlüyorum keşke gelseydi diye düşüyorum ki kapı çalıyor, koşuyorum kapıya babam umuduyla ama annem çıkıyor karşıma, babamı soruyorum “Anne, babam nerede? Ara söyle gelsin eve” annem bana bakıyor ve “ Baban buraya gelemeyecek ama biz ona gidiyoruz, hadi hazırlan” . Çok mutlu oluyorum, hemen babamın en sevdiği kıyafetimi giyiyorum ve çıkıyoruz. Babama sarılacağım heyecanıyla bir türlü yol bitmiyor ve sonunda yetişiyoruz ama babam yok burada polis amcalar var. Polis amcalar beni babamın yanına götürüyor. İyi de babamla benim aramda demir parmaklıklar var. Babamı o demir parmaklıklar arasında öpüyorum, ellerini tutuyorum. Zaman hiç bitsin istemiyorum çünkü babamı çok özlemiştim, her şey istediğim gibi olmuyor ve zaman bitiyor. Ben babamı o demirlerin arasında bırakıp eve dönüyorum. Yol boyunca neden orada demir parmaklıklar vardı? Babam neden zayıflamıştı? Neden bu kadar halsizdi? Diye düşünüyorum.
Babamı orada bıraktığım için çok üzülüyorum ve hemen uyumak istiyorum. Uyumak ve babam gelene kadar ağlamak, Babamı seviyorum, özlüyorum…
Yorumunuz
Şərhlərə görə (7 göndərilib)
-
Yerləşdirilib Aybeniz Küzeci, 18 Avqust, 2010 08:04:20teşekkür ederim kenan :)
-
Yerləşdirilib Kenan Öztürk, 14 Avqust, 2010 17:41:58Yazın cok etkili,anlatımın cok güclü...Başarıların devamını diliyorum
-
Yerləşdirilib Aybeniz Küzeci, 23 İyul, 2010 14:46:03cok cok tesekkür edirem.. büyüklerimden bu itlifatları duymak beni gururlandı cok sağolun.. saygılar..
-
Yerləşdirilib fehmi solak, 06 Aprel, 2010 23:46:14tebrik ederim Aybeniz. Tevekkeli değil Kuzeci ailesindensin. Kuzeci ailesine selam ve hürmetlerimle...
-
Yerləşdirilib Resmiyye Sabir, 14 Yanvar, 2010 02:37:11Sevgili Aybenizciyim. Cok sevindim yaziyi gorunce/Yureyinesaglik/ Basarilarin devamini diliyorum/







YENİLİKLƏR